Translate

16 Haziran 2014 Pazartesi

Hayatın anlamı.........

Babalar günü arefesindedir bir çocuk, saat gece yarısını çoktan geçmiştir. Babasına aldığı hediyenin yanına iliştirmek için bir de ona resim yapmaktadır minik parmakları ile. Anne zorlanır yavrusunu uyutmak için. Yarı uyanık, heyecanlı geçen birkaç saatin ardından sabah ezanı henüz okunmuştu ki, çocuk seslenir
" anne, anne, anne ne zaman gideceğiz babama ? "
" oğlum uyuyordur baban, saat daha çok erken "
beş dakika geçmeden aradan,
" anne, anne, ne zaman gideceğiz ? "
ve böyle çocuk birkaç saat daha geçirir. Babasının kapısına gelindiğinde elinde itina ile tuttuğu resim ve hediye paketi ile zile defalarca basılır, telefon ile aranır, komşuya bina kapısı açtırılarak, daire kapısı çalınmaya başlanır. Saat 10:15 civarları olmuştur, baba kapıyı açar ve çocuk heyecanla daire kapısından içeriye süzülür ve anne derin bir nefes alarak gider.
Anne dua eder, hiç değilse bu kez evladının heyecanını fark etsin baba ve bugün onunla birlikte vakit geçirsin diye. Saat 12:00 zil çalar, çocuk elinde bir oyuncak ile, yüzünde acı bir gülümseme " ben geldim " der.
" Hoş geldin oğlum, nasıl geçti zamanın "
" İyiiii, babamla kahvaltı yaptık, bana oyuncak almaya gittik, babamın işi varmış, beni bıraktı ve işine gitti "


Ne acı, oysa ki yaşananlardan saatler sonra bile işi olan baba halen mahalle kahvesinde oturmaktadır. Hayatının avuçlarından kayıp gittiğini, yaşamın güzelliklerinden büyülendiğini söyleyip, özgür olmak isteyen baba hayatın anlamını içki şişeleri ve iskambil kağıtlarında bulmuştur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder